ARŞİV

SON İZLEDİKLERİNİZ


Dünyanın Durumu 2017 - Ekolojik Okuryazarlığın Ana İlkeleri ve Sürdürülebilirlik İçin Eğitim

Sürdürülebilir bir insan topluluğu doğanın yaşamı sürdürebilme becerisine saygı göstererek, destekleyerek ve birlikte hareket ederek tasarlanmalıdır.

  • 20.02.2023

Ekolojik Okuryazarlık Merkezinde (Center for Ecoliteracy) uzman editör, “Çocuklarımızı Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Eğitmek” kitabının eş editörü, “Doğal Olarak Akıllı: Sürdürülebilirlik İçin Eğitim” kitabının yazarı ve Sürdürülebilir Edebiyat Yeşil Ödülü sahibi olan Michael K. Stone Dünyanın Durumu 2017 Yeryüzü Eğitimi: Değişen Gezegende Eğitimi Yeniden Düşünmek isimli kitapta yer alan yazısında ekolojik okuryazarlığın ana ilkelerini sıralıyor ve sürdürülebilirlik kavramı üzerine yeniden düşünmemizi sağlıyor. 

İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, ucuz enerjinin bitişi, kaynak kıtlığı, büyük gelir adaletsizlikleri ve benzeri bir sürü çevresel zorluklara gebe bir dünya miras alacaklarından öğrencileri bu yönde hazırlamaya olan ihtiyaç ortada. Bu nesil insanlıkla doğal sistemler arasındaki bağı anlayacak ve bu konuda harekete geçmek için bilgi, irade, yetenek ve cesaretle donanmış liderlere ihtiyaç duyacak.

Bu zorunluluğa karşı verilen cevaplar, ekolojik okuryazarlık, sürdürülebilirlik için eğitim, ekolojik okullar, yeşil okullar gibi birçok isimle anılıyor. Tek bir kalıp veya formülü izlenmiyor. Bazıları hedefin “sürdürülebilirlik” olduğunu söylerken, diğerleri bu kavramı sorunlu görüyor. Ekolojik Okuryazarlık Merkezi’ne göre ekolojik okuryazarlık sürdürülebilirlik için eğitimle yeryüzü merkezli öğrenim arasındaki kesişme noktasında bulunuyor. 

Ekolojik Okuryazarlığın Ana İlkeleri 

“Üzerinde yaşam olan kürenin en öne çıkan özelliği yaşamı sürdürebilme yeteneği. Sürdürülebilir bir insan topluluğu, yaşam şekli, teknolojileri ve sosyal kurumları doğanın yaşamı sürdürebilme becerisine saygı göstererek, destekleyerek ve birlikte hareket ederek tasarlanmalıdır.”

Bu açıdan ekolojik okuryazarlık, dünyanın yaşam ağını devam ettiren ekosistemlerinin süreçlerini yani ekolojinin temel ilkelerini anlama ve bunlara uygun yaşama becerisidir. 

Doğa Bizim Öğretmenimizdir 

Rastladığımız yerde doğaya odaklanmak, farklı sınıflar ve disiplinler arasında öğretmeyi içerir, bu da eldeki konunun bir bütün olarak ele alınmak yerine bölümlere ayrılmasına ve daralmasına çare olur. Yazar ve eğitimci David Orr “Biz eğitimi dünyayı hissettiğimiz gibi düzenlemiyoruz. Öyle olsaydı, Gökyüzü, Arazi, Su, Rüzgâr, Sesler, Zaman, Deniz Kıyıları, Bataklıklar, Nehirler, Toprak, Ağaçlar, Hayvanlar ve belki Coşku gibi bölümlerimiz olurdu. Oysa biz eğitimi, entelektüel rahatımıza göre düzenlenmiş sanal disiplinlerle adeta bir apartmanın girişindeki posta kutuları gibi düzenliyoruz.” der. Orr bu konudaki görüşlerine “Anaokulundan doktora seviyesine kadar bütün eğitimde, müfredatın bir kısmı deneyimlediğimiz doğal sistemlerin çalışmasına ayrılmalıdır. Böyle yapabilmek için öğrencilerin daha gelişmiş seviyelerdeki akademik bilgiye geçmeden önce nehir, dağ, orman, hayvanlar, göl, ada gibi doğanın çeşitli bileşenleriyle ilişkiye geçmeleri için olanak yaratmak gerekir,” diye devam eder. 

Doğa aynı zamanda sistemsel düşünmeyi de öğretir. Canlı varlıklar, su havzaları veya ekosistemler içerdikleri ve içinde bulundukları sistemlerden bağımsız anlaşılmaz, okullar, topluluklar veya ekonomiler de. Ekolojik okuryazarlık, örneğin besin ağının karmaşıklığını anlamak için ilişkiler, bağlar ve bağlam açısından sistemsel düşünmeyi gerektirir. 

Sürdürülebilirlik Bir Toplum Uygulamasıdır

Sürdürülebilirlik sabit bir durumdan öte çeşitli eylemleri içeren bir uygulamadır. İnsanlar aynı bir müzik enstrümanını çalmayı öğrendikleri veya spor becerilerini geliştirdikleri gibi bu eylemleri uygulayarak öğrenir. Ve sürdürülebilirlik en iyi toplum içinde uygulanır. Ekolojinin birçok ilkesi tek bir temelin farklı halleridir: Doğa hayatı topluluklar kurarak ve geliştirerek sürdürür. Hayvanlar, bitkiler, mikroorganizmalar karşılıklı bağımlılık ağları içinde yaşar. Doğal ekosistemleri canlı ve dayanıklı yapan çeşitlilik ve dayanışma gibi özellikler insan topluluklarını da şekillendirir. 

Sürdürülebilir Yaşam Mekân Bilgisine Derinden Bağlıdır

Sürdürülebilirlik ve mekân bilinci okulda öğle yemeği masası gibi oldukça olağan yerlerde karşılaşır. Sürdürülebilirlik için gıda kadar temel başka bir şey olamaz. Ancak öğrenciler, yedikleri hazır yemekler binlerce kilometreden gelen diğer birçok birey gibi, gıdalarının nereden geldiğini veya nasıl yetiştiğini genelde bilmezler. Gıda sistemlerinin iklim değişikliği, fosil yakıt kıtlıkları veya ekonomik krizlere karşı ne kadar savunmasız olduğundan habersizdirler. Yerel ekonomide gıda sistemlerinin rolünü veya dayanıklı yerel gıda sistemleri yaratmanın önemini anlamıyorlar. 

Sürdürülebilirlik İçin Eğitimi Küreselleştirme 

1992 yılında Rio de Janeiro’da gerçekleşen Dünya Zirvesi eğitimin, sürdürülebilir kalkınma ile uyumlu çevresel ve etik farkındalığın, değer ve tavırların, yetenek ve davranışların gerçekleştirilmesi için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Bunun üzerine 1994 yılında dört Avrupa ülkesi tarafından, belki de günümüzün en yaygın uluslararası programı olan Ekolojik Okullar programı başlatıldı. 

Okulların koşullarının çeşitlilik gösterebileceğinin farkında olan program, genel bir süreç öneriyor ancak birçok uygulama detayını ulusal işletmecilere bırakıyor. Bir okul, programa dahil olmak üzere kaydolduktan sonra, okulun çevresel etkisini değerlendirmek ve okul bahçesinden enerjiye, iklim değişikliğine ve küresel yurttaşlığa kadar on farklı konuda eylem planı geliştirmek için bir ekolojik komite kuruyor. Okullar bu eylem planlarını müfredatlarına dahil ediyor ve ekolojik kurallar geliştiriyor. Programın öne çıkan bir özelliği de toplumun daha geneline yayılacak projeler gibi çabaların öğrenciler tarafından başlatılmasını gerekli tutması. 

Önümüzdeki yılların getireceği zorluklar ürkütücü. Bir çevrebilimi öğretmenine göre anahtar, öğrencilerin kapasitelerini geliştirip, çözüm yaratmak için motive olabilmeleri, bunun için de durumun çaresiz olarak resmedilmemesi lazım. Son olarak, ekolojik okuryazarlık için eğitim umutla ilgili. Biyobenzetim Grubunun sözleriyle “yaşam yaşama olanak sağlayan koşulları yaratır”. Bunun bilincine vararak, sağlıklı, sürdürülebilir toplum yaratma için ihtiyaç duyduğumuz rehberliği ve ilhamı doğada bulabiliriz.


Yorumunuzu eklemek için giriş yapın

ADRES

TEMA Vakfı Halaskargazi Mah. Halaskargazi Cad.
No:22 Kat:5-6-7-8 Pk:34371 Şişli / İstanbul

© 2023 TEMA
Bu portal, Millî Eğitim Bakanlığı iş birliği ile TEMA Vakfı tarafından hazırlanmıştır. Portaldaki tüm içerik TEMA Vakfı tarafından oluşturulmuş olup tüm hakları TEMA Vakfı’na aittir.
Kopyalanamaz, çoğaltılamaz, içerikten bölümler hak sahibinin izni olmaksızın kullanılamaz.